
BASK 12 YAŞINDA… MEMURUN ONURLU YÜRÜYÜŞÜ DEVAM EDİYOR
BASK 12 YAŞINDA… MEMURUN ONURLU YÜRÜYÜŞÜ DEVAM EDİYOR
Konfederasyonumuzun 12. kuruluş yıldönümü münasebetiyle, bağlı sendikalarımızın yönetici, temsilci ve üyeleri ile birlikte 12 Nisan 2014 Cumartesi günü, Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli Barış Manço Salonunda toplantı düzenlendi.
Toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkanımız Bayram ZENGİN, BASK’ın kuruluş sebeplerini ve bugün gelinen nokta ile bağımsız sendikacılık hareketine ilişkin görüşlerini açıkladı:
“Konfederasyonumuzun kuruluşunun 12. Yıldönümü münasebetiyle düzenlediğimiz toplantıya hoş geldiniz diyor, hepinizi şahsım ve konfederasyonumuz adına saygıyla selamlıyorum.
Dile kolay, KEYKAN Otel’de 10 Nisan 2002 tarihinde konfederasyon kuruluş bildirimizi açıklamamızın üzerinden tam 12 yıl geçti.
Yani aradan 144 ay geçti. Yani aradan 4385 gün geçti. Yani o gün doğan çocuklar bugün 12 yaşında.
Dile kolay dedim ya, bu aynı zamanda 12 yıldır süren, 12 yıldır sürdürülen bir mücadele demek.
12 yıl önce bağımsız sendikacılık mücadelesini zorunlu kılan şartlar, daha da ağırlaşarak devam ediyor. Bugün, hükümetle toplu pazarlığa oturan sendika ve konfederasyonların sendikal hareketi getirdiği nokta, bağımsız sendikacılık anlayışına olan ihtiyacı çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Aradan geçen 12 yıllık süre yandaş sendikacılıkla, güdümlü sendikacılıkla, arka bahçe sendikacılığıyla mesafe alınamayacağını, yeni haklar almak şöyle dursun kazanılmış hakların bile korunamayacağını ortaya koymuştur.
Aradan geçen 12 yıllık süre; BASK’a gösterilen 12 yıllık güven, 12 yıllık karşılıksız sevgi, 12 yıllık beklentisiz güven demek. Bize 12 yıldır gösterdiğiniz karşılıksız ve beklentisiz güvenden dolayı, şahsım ve Konfederasyonumuz adına hepinize teşekkür ediyorum. Bu günlere gelmemize katkıda bulunan, aramızda bir dakika bile kalmış olanlar dahil, herkese teşekkür ediyor, vefat ederek aramızdan ayrılan arkadaşlarımıza da Cenab-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diliyorum.
HEDEFİMİZ TOPLU PAZARLIK MASASINDA OLMAK
Dün Ata’nın huzurundaydık. Bugün burada birlikteyiz. Yarın kurumların yetkili sendikaları, hizmet kollarının yetkili sendikaları olacağız. Yarın toplu pazarlık masasında olacağız. Olmalıyız demiyorum, olacağız.
Çünkü başarmaya mecburuz, başarmaya mahkûmuz.
Bugün, aynı zamanda memurun iktidar yürüyüşünün başladığı gündür. Başarıncaya, toplu pazarlık masasına oturuncaya, kamu görevlilerinin makus talihine değiştirinceye kadar yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Doğrudur, sayılar insanlara güç verir. Ama sayılar her zaman nitelik göstermez, niteliği örgütler yaratır.
Ormanda belki 5-10 arslan , ama yüzlerce, binlerce çakal ve tilki dolaşır. Sizler çalışma hayatının arslanlarısınız, kimseye minnet duymayan, kimseye boyun eğmeyen, hak mücadelesini korkusuzca veren arslanlarsınız . Sizlerle gurur duyuyorum.
BASK mensupları sadece iktidarlara karşı değil, çakallara karşı da mücadele ediyor. En büyük mücadele çakallara, işbirlikçi çakallara karşı yürütülüyor.
Memurdan aldığı gücü, memurdan aldığı yetkiyi başka amaçlarla başka yerlerde kullanan çakallara karşı yürütüyor.
12 yıldır aynı oyun oynanıyor, figüranlar değişse de senaryo değişmiyor.
Kameralar karşısında konuşurken mangalda kül bırakmayanlar, iktidarlar karşısında ya el pençe divan duruyor, ya kaçacak delik arıyor.
Masada haklarımız satılıyor.
Toplu pazarlıklar komediye dönüştürülüyor, pazarlık süresi bile dolmadan talepler ortada bırakılarak, önlerine uzatılan “satış metinleri” imzalanıyor. Örgütlü güç peşkeş çekiliyor.
SON TOPLU SÖZLEŞME İLE 2 YILI KAYBETTİK
Son yapılan toplu sözleşme ile iki yılımız daha heba edilmiştir. Memur sefilleri oynamaya devam ederken memura büyümeden pay yok, refah payı yok. 2014 yılı için işçilere enflasyon farkı var ama memurlara enflasyon farkı da yok.
2014 yılı için memurlara verilen net 125 lira, maaşı 2 bin lira civarında olanlar için yüzde 6, 3 bin lira civarında olanlar için yüzde 4 anlamına gelmektedir. Bu yılın ilk üç aylık enflasyon oranı yüzde 3,4’tür. Yani memurların enflasyon alacağı doğmuştur.
Yetkili sendikalar, toplu sözleşme primi olarak sözleşme metnine koydukları 5 liralık farkın ödenmesini bile 2015 yılına ertelemişlerdir. Böyle bir sendikacılık örneğini totaliter rejimlerde bile bulamazsınız. Sarı sendikacılık kötüdür, çalışanı peşkeş çekmektir ama sarı sendikacılık bunların yaptıkları karşısında çok masum kalır.
MÜCADELEMİZ SAHTE SENDİKALARLA…
Buradan ortaya çıkan sonuç şu: Bizim mücadele etmemiz gerekenler iktidarlar değil, iktidarlarla memur arasında tampon oluşturan sahte sendikalaradır, sarı sendikalardır, aramıza sızan ve bizden gözüküp bizi satan balta saplarıdır. İktidarları dize getirmek kolay, ama önce aradan şu sahtekarları, şu yetkiyi kötüye kullananları, şu sarı sendikaları, şu balta saplarını çıkarmamız lazım.
Hergün yeni bir sendika veya konfederasyon kuruluyor. Halen faaliyette bulunan konfederasyon sayısı 9, sendika sayısı ise 200 civarında. Bu rakamlar ürkütücü. Demokrasinin gereği olarak düşünülebilir ama bir taraftan işlevini yerine getiremeyen sendikalara karşı kurulan sendikalar, öte yandan sendikal güvencelerden yararlanmak için kurulan sahte sendikalar ve konfederasyonlar var.
Daha açık bir ifade ile; sendikacılar var, sendikacı geçinenler var ve bir de sendikacılıktan geçinenler var. Ne yazık ki, sendikacı geçinenler ile sendikacılıktan geçinenler yüzbinlerce üyesi olan sendikalarda rahatlıkla yer bulur hale geldi. Sendikalardan geçinmek adeta yüzbinlerce üyesi olan bazı sendika ve konfederasyon yönetici ve temsilcilerinin amacı haline geldi. Memur sendikacılığının temel açmazı bu. Bu çıkmaz sokaktan kurtulmalıyız. Memur hareketinin temel ihtiyacı gerçek sendikacılardır ve biz BASK olarak bu ihtiyacı, bu beklentiyi karşılamaya talibiz.
“BÜROKRASİ” PERDESİ ALTINDA MEMUR DÜŞMANLIĞI
Dün ajanslar ilginç bir haber geçti. Üç işveren örgütü, iki işçi ve bir memur konfederasyonu Sayın Başbakanı ziyaret etmişler, siyasi partileri de ziyaret edeceklermiş. Sayın Başbakanla görüşmelerinden sonra kamuoyuna açıklamada bulunmuşlar. Açıklamada ilginç, son günlerin tabiri ile “çok manidar” bulduğum bir cümle var: “Bizler milli iradenin öneminin farkındayız. Milli iradenin elindeki yetkiler bürokrasiye devredilmemelidir.” Yapılan açıklama içerisinde, çok aradım ama, çalışanların sorunları ile ilgili tek bir cümle, tek bir kelime bulamadım. Çalışanların talepleri ile ilgili tek bir ibare, tek bir ifade yok.
Düşünebiliyor musunuz, bir memur konfederasyonu, çalışanların düşmanları ile el ele, evet, üstüne basa basa söylüyorum, memur düşmanları ile çalışanların hakkını gasp edenlerle, çalışanların iliğini emenlerle el ele memur düşmanlığı yapıyor. Bir memur konfederasyonu taşeron ağalarıyla, çalışanlarına asgari ücretin üzerinde tek bir kuruş vermeyenlerin örgütleriyle işbirliği içinde. Memur için kılını kıpırdatmayanlar, memurdan aldıkları gücü siyasi amaçlarla kullanmaktan imtina etmiyorlar. Memur için hiçbir eylem yapmayanlar siyasi ve ideolojik amaçlar için en gözü kara eylemleri yapabiliyorlar. En utanmaz yandaşlığı sergileyebiliyorlar
Şimdi soruyorum; bürokrasi ne, bürokrat kim? Bürokrasi ile kim ve kimler kastediliyor? Memur ancak Devletin olduğu yerde olur, devlet yoksa memur da yoktur. Bürokrasi dediğiniz, kamu görevini yasalar veya daha geniş bir ifade ile hukuk içinde yerine getiren kamu görevlilerinin, yani memurların yaptığı iş ve işlemlerdir. Memur yasayı uygular, yönetmeliği uygular, yani bürokrasi dediğiniz bir kurallar bütünüdür aynı zamanda ve o kuraları seçilmişler koyar. TBMM yasa çıkarır, iktidarlar uygular, uygulatır. Yanlış yapan olursa hesap sorma yeri mahkemelerdir. Bu iş 6 kafadarın işi değildir, olmamalıdır ve olamaz.
SENDİKALARIN GÖREVİ ÇALIŞANLARIN HAKLARINI KORUMAKTIR.
Memur sendikalarının görevi iktidarların değil üyelerinin çıkarlarını korumaktır. Memurun örgütlü gücünü başka amaçlarla kullananlara “yazıklar olsun” diyorum.
Bu apaçık bir memur düşmanlığıdır. Amaç keyfi yönetimdir. Amaç kuralsız yönetimdir. Amaç 18 ve 19. yüzyılın “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” ilkel kapitalist mantığını uygulamaya koymaktır.
Bu oyunu bozacağız. Sahte sendikaların maskelerini indireceğiz, ipliklerini pazara çıkaracağız. BASK bunun için vardır ve bunun için var olmaya devam edecektir. BASK Sahte sendikaları ortadan kaldırıncaya kadar mücadelesini sürdürmeye kararlıdır.
ÜCRET TANIMI DEĞİŞMELİDİR.
2014 yılında, maaş artışı beklemeyelim. Bu yıl maaş artışı yok. Çünkü toplu sözleşme öyle yapılmış. Ama biz BASK olarak zaten yüzdelik artışlara öteden beri karşıyız. Yüzdelik artışlar aldatmacadır, oyalamadır.
Bizim BASK olarak yeni bir ücret ve gelir tanımına ihtiyacımız var: Temel ücret, çalışanların aile sorumluluklarını yerine getirebilecekleri bir ücret olmalıdır. Bu ücretin üzerine çalışanların omuzlarına yüklenen teknik - hukuki ve mali yükün ağırlığına göre ödemeler eklenmelidir. Kıdem, öğrenim, temininde güçlük ve benzeri ödeme kalemleri eklenmelidir.
Bu ücretin miktarı nedir veya ne olmadır? Bunu oturup konuşuruz, tartışırız orta yolu buluruz ama önce mevcut sistemden kurtulmak lazım.
Bunun için konfederasyonumuza bağlı sendikaların yöneticileri ile birlikte ayrı bir çalışma yürüteceğiz ve çalışmanın sonucunu kamuoyu ile de paylaşacağız
HAK İHLALLERİ İZLEME VE DEĞERLENDİRME MERKEZİ KURUYORUZ
Memurların kanayan bir başka yarası da hak ihlalleridir. Hak ihlalleri memurlarca sineye çekilen, çekilmek zorunda bırakılan uygulamalardır, baskılardır, hatta mobbing dediğimiz sosyal tacizlerdir. Bunun için de bir Hak İhlalleri İzleme ve Değerlendirme Merkezi kurma gayreti içerisindeyiz. Sadece kamu görevlilerine hizmet verecek olan bu merkeze, şikayeti olan her kamu görevlisi başvurabilecek. Ancak BASK üyesi olanların şikayetlerinin gerektirdiği hukuki takip sendikalarınca yapılırken, BASK üyesi olmayanların şikayetleri için yol gösterici bir yol izlenecek. Önümüzdeki günlerde, bu konuda sizlerin daha aktif katılımını ve desteğini isteyeceğiz.
KAMU GÖREVLİLERİNİ BASK ÇATISI ALTINDA ÖRGÜTLENMEYE ÇAĞIRIYORUM
Sorunlarımızın çözümünde ilk adım doğru yapılarda örgütlenmek ve birleşmektir. Sendikalar çalışma hayatının vazgeçilmez unsurlarıdır ama kastettiğimiz doğru sendikalardır. Yandaşlık yapmayan, arka bahçe olmayan, güdümlü hareket etmeyen sendikalardır. Kastettiğimiz, bizim ifademizle bağımsız sendikalardır. Kimden bağımsız? İktidarlardan, siyasi partilerden, ideolojik yapılardan bağımsız sendikalar.
Tek çözüm yolu budur ve BASK bunun için vardır. Bu nedenle, memuru, sözleşmelisi, 4/B’lisi ve 4/C’lisi ile tüm kamu görevlilerini BASK çatısı altında toplanmaya çağırıyorum.”